MANİLER MANİ NEDİR ?

MANİ NEDİR?

Armudu taşlayalım

Sormaya başlayalım

Kağıt –kalem al yarim

Yazmaya başlayalım

 

Ayakkabımın teki

Sevdiğimin adı Zeki

Zeki benim olmazsa

Yıkarım memleketi

 

Ayakkabım var benim

Üstüne gül ekerim

Rica ederim sevgilim

Boy resmini isterim

Asker yolu beklerim

Günü güne eklerim

Sen git yarim askere de

Ben burayı beklerim (sılayı)

 

Aşıklık yaman olur

Savrulur duman olur

Ben gördüm aşıklığı

Sen görme yaman olur

 

Altın saat sendedir

Zincirleri bendedir

Elli tane yar olsa

Yine gönlüm sendedir

Atlı geliyor atlı

Altında kilim katlı

Sağ olsun anam babam

Hepsinden yar tatlı

 

Ak taşı kaldır da gel

Yılanı öldür de gel

Şimdi kızlar pahalandı

Keseyi doldur da gel

 

 

Arabalar yanaşır

Darılanlar barışır

İki gönül bir olmuş

Buna kimler karışır

 

Ata binen ağadır

Atın yolu dağadır

Kömür gözlü sevdiğim

Bu maniler sanadır

 

Atma beni taşınan

Gözüm doldu yaşınan

Ben nereye gideyim

Bu sevdalı başınan

 

Aya baktım ayda yok

Aydan bize fayda yok

Eller kır ata biner

Bize topal tay da yok

 

Aç kapıyı yel gelsin

Yelinen selam gelsin

Selamı can-baş üstüne

Yarimin kendi gelsin

 

Ateşe vurdum odun

Yanmam diyebilir mi?

Oğlan yangın kız yangın

Varmam diyebilir mi?

 

Ambar üstünde siyez

Kız gerdanın ne beyaz

Kurban olduğum Allah

Bir güzel de bize yaz

 

Akşam ezanlar vakti

Güzeller gezer vakti

Ağustosta yar sevdim

Yitirdim gazel vakti

 

Arpa ektim çakıllı

Bu yıl kızlar akıllı

Sever isen güzel sev

Alnı deste kaküllü

 

Arpanın kellesine

Bak Ünal’ın gelmesine

İlik-düğme diktirmiş

Yün basma delmesine

 

Ay’ın ardında yıldız

O mudur kervan kıran

Ela gözlü sevdiğim

Sen misin orada duran

 

Ay doğar Ay’a gider

Elinde maya gider

Küçükten yar sevenin

Emeği za’ye gider

 

Ayağında kundura

Yar gelir dura dura

Yanlış gitme sevdiğim

Ora değil yol bura

 

A benim kunduralım

Seni nerde bulalım

Buna yangınlık derler

Çaresini bulalım

 

Ay doğar anasından

Bulutun arasından

Kız saçın görünüyor

Tülbentin arasından

 

Ay doğar ayazlanız

Gün doğar beyazlanır

O kız beni görünce

Hem sever hem nazlanır

 

A yollar uzun yollar

Yar bana üzüm yollar

Hakikatli yar ise

Sakalar da güzün yollar

 

Ayağında yemeni (başındaki olabilir)

Zalım öldürdün beni

Dünya düşmanım olsa

Yine severim seni

 

B***

Bu saçak viran saçak

Dayansam yıkılacak

Şimdi moda çıkmış

Nişanlılar çoğalacak

 

Bahçelerde kestane

Her biri tane tane

Benim sevdiğim oğlan

Askerler içinde bir tane

Başımdaki yazmanın

Ben verdim parasını

Beni sana vermeyenin

Yıkarım bacasını

 

Bahçelerde kelem var

Ardımızdan gelen var

Eski yar şöyle dursun

Yeni yardan selam var

 

Bahçenizde dut var mı?

Havada bulut var mı?

Ben yarimi kaybettim

Bulmaya umut var mı?

 

Bahçelerde kestane

Her biri tane tane

Benim sevdiğim oğlan

Askerler içinde bir tane

 

Bizim evin önünde

Makinanın kolları

Sevene uzak gelmez

Karahalil yolları

 

C***

Çam çama eklenir mi?

Çam dibi beklenir mi?

Benim yarim askerde

İki sene beklenir mi?

 

Çama çıkma dala çık

Arpalar kara kılçık

Bende gözün var ise

Bohçanı al da yola çık

 

Cami’nin ezanı yok

İçimin düzeni yok

Şu köylerin içinde

Sallanıp gezenim yok

 

Cami’nin ezan vakti

İçinin düzen vakti

Ben Nazlı’mı görmedim

İlkbahar gazel vakti

 

Çay sıra kenar sıra

Yeşil ipek masura

Koyun olsam yayılsam

Yarimin ardı sıra

 

Çaya indim çay susuz

Mavi gözler uykusuz

Ellerin yari geldi de

Nerde bizim saygusuz (kaygusuz)

 

Çifte keklik yayılır

Kız saçların sayılır

Çıkma çardak başına

Seni gören bayılır

 

 

Çıktım tavan koluna

Baktım yarin yoluna

Baka baka usandm

Şu hayırsızın yoluna

 

 

D***

 

Dağlar duman içinde

Sözüm harman içinde

Ben bir adam yitirdim

Karahalil içinde

 

Dağdan kestim kereste

Kuş besledim kafeste

Dediler yarin hasta

Yetiştim son nefeste

 

Dağda kestim narı

Çınarın dalı sarı

Ağlamaktan kurudu

Gözlerimin pınarı

 

Dağda davar güderim

Köye habar erdim

Köyden habar gelmezse

Başım alıp giderim

 

Dam başında pıtırak

Gelin kızlar oturak

Oturmaktan ne çıkar

Gelin olup kurtulak

 

Değirmene inerken

Gördüm pendi dönerken

Ben yardan ayrıldım

Kuşlar daldan inerken

 

Derelerin uzunu

Kıramadım buzunu

Aldım Çerkez kızını

Çekemiyom nazını

 

 

 

 

Derelerin aydını

Sür koyunun ardını

Mevlam bize vermiş

Hasretliğin derdini

 

Dertliyim dermanım yok

Köylüyüm harmanım yok

İsterim yare gidem

Elimde fermanım yok

 

Dut ağacı vurulur

Su dibinde durulur

Eller yarim diyende

Benim boynum burulur

 

E***

Ekme bitmeyen yere

Dikme tutmayan yere

Ayaklar hiç gider mi?

Gönül gitmeyen tere

 

Ekin ektim ot bitti

Dibinde bülbül öttü

Ötme bülbülüm ötme

Eşim yabana gitti

 

Ekine siyez derler

Güzele beyaz derler

Kime derdim yansam

O dert sana az derler

 

Ekin ektim bir evlek

Dadandı kara leylek

Çapada beraberdik

Gözün aydın felek

 

 

Evleri yakın yarim

Tabancayı takın yarim

Düşmanlar kol kol olmuş

Kendini sakın yarim

 

Evleri karşımızda

Sevdası başımızda

Bu nasıl sevda imiş

Gencecik yaşımızda

 

 

El davulum tavanda

Benim yarim yabanda

Yabanda ise yabanda

İki gözüm Şaban’da

 

 

Elma attım denize

Geliyor yüze yüze

Söyleyin Fatih Bey’e

Kızını versin bize

 

 

Elmayı atan bilir

Şeftali satan bilir

İkimizin  sevdasını

Ancak Yaradan bilir

 

F***

 

Fırın üstünde kürek

Ne yanarsın a yürek

Tüm dertlere katlandın

Buna da dayan yürek

 

Fındık dalı yerde

Bülbül ötmez her yerde

Felek ayırdı bizi

Her birimiz bir yerde

 

G***

Gece gezerim gece

Kapıları mandallı

Beni yardan ayıran

Karakol Kumandanı

 

Gurbet ele yol göründü giderim

Kadir Mevlam nasıl edeyim

Yanık yanık yare mektup yazayım

Dağlar taşlar olsun mezarım

 

Gülüm kurutmam

Suda sürütmem seni

Senelerce görmesem

Yine unutmam seni

 

Gidin bulutlar gidin

Yarime selam edin

Yarim günde uyumuş

Üstüne gölge edin

 

Gideyim yaylalara

Kuş kondu çalılara

Bu yıl merak eydim

Hangi pantullulara

 

H***

Harman yeri otludur

Bekar koyun tatlıdır (bağır)

Dul kişiye varanlar

Akşam sabah dertlidir

 

Havza’nın çayırında

Atı güderim atı

O beyaz mintanına

Kim taktı kravatı

 

Havza benim durağım

Ben Havza’dan ırağım

Eller yarim dedikçe

Yanar benim yüreğim

 

Harman yeri yarılır

Babam bana darılır

Darılırsa darılsın

El oğludur sarılır

 

Halbur mısır elyor

Sevdan  beni deliyor

Sen orada ben burada

Nasıl uykun geliyor

 

Hoca geliyor hoca

Pantolonu bol paça

Beni küçük sanmayın

Ben de istiyom koca

 

I***

 

İlkbahara yaz derler

Şirin söze naz derler

Kime derdim söylesem

Bu dert sana az derler

 

İn dereye dereye

At şu kara taşları

Bana mı kızdın yarim

Çattın kara kaşları

 

İndim taştan duvara

Gel pınara pınara

Ateş tuttum yanmadı

Ağzındaki sigara

 

İnce eleğin unuyum

Gitme kurban olayım

Sene başı gelince

Seni nerde bulayım

 

K***

 

Karanfil gül değil mi?

Kokusu güzel değil mi?

Ben sevdim eller aldı

Bana yazık değil mi?

 

Karanfilin tuncundan

Bir gül aldım ucundan

Dağlara mı çıkalım

A kız senin acından

 

Karanfil kurutmadım

Ben seni unutmadım

Senden ayrı düşeli

Gözyaşı kurutmadım

 

Karanfil olacaksın

Sararıp solacaksın

Merak etme sevdiğim

Sen benim olacaksın

 

Karadut boyanır mı?

Öpsem yar uyanır mı?

Geceler on beş saat

Buna can dayanır mı?

 

Karşıda herk otlanır  

Bu derde kim katlanır

İkimizin derdine

Havalar bulutlanır

 

Karşıda herk ediyor

Herk ile su gidiyor

Hergin başından kalsın

Yar darılmış gidiyor

 

Karşıda dikilitaş

Geliyor iki gardaş

Büyüğü neyse ne

Küçüğü kalemtraş

 

Karşıdaki pelidin

Üstündeki ben idim

Ben böyle değildim

Yana yana eridim

 

Kar yağıyor yağıyor

Aba mı giyeceksin

İhtiyara varıpta

Baba mı diyeceksin

 

Karşı karşı hanemiz

Karşıda harmanımız

O yar orda ben burada

Çatlasın düşmanımız

 

Kanepeye çıkarım

Ceketimi asarım

Verin yarimin resmini

Özledikçe bakarım

 

Kaya dibi beklerim

Vay benim emeklerim

Herkes yar yar dedikçe

Sızlar bu kemiklerim

 

Kavak senden uzunu yok

Yaprağına sözüm yok

Seni sevdim seveli

Başkasında gözüm yok

 

Kapıları kalındır

Köpekleri zalımdır

Mahlenizde üç kız var

Biri benim malımdır

 

         Kapıların önü kaya

         Kayadan bakarlar aya

         Bin gidelim emmim oğlu

         Tavladaki doru taya

 

         Atımın çulu yoktur

         Ayağının nalı yoktur

         Bir gecelik yemi yoktur

         Ben gidemem emmim kızı

 

        Halılardan çul eyleyim

        İncilerden yem eyleyim

        Beşi birlikten nal eyleyim

        Kalk gidelim emmim oğlu

 

        Öküzüm koşulu kaldı

        Tohumum saçılı kaldı

        Çiftimiz eksik oldu

        Ben gidemem emmim kızı

 

       Öküzünü kurtlar yesin

       Tohumunu kuşlar yesin

       Dürzü baban çiftini sürsün

        Kalk gidelim emmim oğlu

 

 

       Emmim oğlu eşek soylu

       Kalk gidelim Arap oğlu

 

Kayalardan kayarım

Yoktur benim ayarım

Ben bu dertten ölürsem

Gençliğime yanarım

 

Kız adın Fatma güzel

Kaşlarını çatma güzel

Madem beni seviyon

Yalınız yatma güzel

 

Kızlar kilim dokuyor

Yazı yazdım okuyor

Benim sevdiğim oğlan

Fakültede okuyor

 

Kollarında kabara

Selam söylen babama

Ölmesin de sürünsün

Attı beni yabana

 

 

Köyümüze paşa gelmiş

Ayağı taşa gelmiş

Ne yapalım sevdiğim

Ayrılık başa gelmiş

 

 

Koyun güderim koyun

Ayrılsın sarıları

Askere gidenlerin

Ağlasın karıları

 

 

M***

Maniyi tekerledim                              

Üstünü şekerledim

Yari geliyor diye

Yolları çiçekledim

 

 

Madımak biter oldu

Yolları tutar oldu

Kara gözlü sevdiğim

Gözüme tüter oldu

 

Madımak bitti mi ola?

Yolları tuttu mu ola?

Ela gözlü sevdiğim

Beni unuttu mu ola?

 

Maniciyim manici

Vur boynuma kılıcı

Zalim baban verirse  (deyyos)

Alıcıyım alıcı

 

Maniye maraz derler

Güzele kiraz derler

Yarini yitirmişe

Diyar diyar gez derler

 

Manici başı mısın?

Cevahir taşı mısın?

Sana bir mendil versem

Cebinde taşır mısın?

 

Mani benim ezberim

Kan ağlıyor gözlerim

Ben o yarin yolunu

Öleş kadar gözlerim (ölene dek)

 

Mektup yazdım karadan

Dağlar kalksın aradan

Savuşmaya imkan yok

Kavuştursun yaradan

 

Mektup yazarsan yarim

Koy kibrit kutusuna

Bizim evden geçerken

At bahçe ortasına

 

Maniye melez derler

İlden ile gez derler

Maniye doyum olmaz

Dillerde çerez derler

 

Mani demeye geldim

Kaymak yemeye geldim

Zorum kaymak değildir

Yari görmeye geldim

 

Mavi yelekli yarim

Beyaz bilekli yarim

Dün gece nerde idin?

Padişah nefesli yarim

 

Mor koyun meler gelir

Daları deler gelir

Hakikatli yar ise

Geceyi deler gelir

 

Niye kondun a bülbül

Karşımdaki asmaya

Ben yardan vazgeçmem

Götürseler asmaya

 

O***

 

Oy kırlangıç kırlangıç

Konduğun diken ardıç

Beni yardan ayıran

Kan kussun avuç avuç

 

 

P***

 

Pancarımız beş dönüm

Ben dördünü teklerim

Sen git yarim askere

Ben evimi beklerim

 

Penceresi gözenek

Güzele güzel gerek

Ben size gelemedim

Sen gel bize gezerek

 

Penceresi perdeden

Yeni düştüm derde ben

Senden evvel ölürsem

Nasıl yatam yerde ben

 

Pencereden bakıyor

Kitap almış okuyor

Gül mü taktın saçına

Yel estikçe kokuyor

 

Pınara varmadın mı?

Gül koydum almadın mı?

Ben sevdadan ölüyom da

Sen sevdalanmadın mı?

 

Pınar olsam çağlar gibi

Gazel olsam bağlar gibi

Altın olsam dağlar gibi

Kıymetimi bilen olmaz

 

 

S***

Sandığımı açarım

İçine gül saçarım

O yar beni almazsa

Bir deliye kaçarım

 

Samul sumul yürürüm

Samul kürkü sürürüm

Allah nasip ederse

Ala beşik üğürürüm

 

 

Samanlık dolu saman

Sallan sevdiğim sallan

Eller düğün ediyor

Bizim düğün ne zaman

 

 

Samanlıkta tahtalar

Yolda bize baktılar

On beime değmeden

Altın yüzük taktılar

 

 

Samanlık yıkılıyor

Çok canım sıkılıyor

Yarin verdiği çerezler

Cebimden dökülüyor

 

Samanlıkta saklıyım

Kırmızı yanaklıyım

A benim güzel dayım

Oğluna meraklıyım

 

Sandık üstünde hıyar

Boyun boyuma uyar

İkimiz de bir boydayız

Ayırmaya kim kıyar

 

Sarı taksi geliyor

Ablam evden gidiyor

Ablam eden gidince

Sıra bana geliyor

 

Sarı taksi dayandı

Al kanlara boyandı

Bu gece kaçaktım

Zalim babam uyandı

 

Serin su olmadın mı?

Testiye doldurmadın mı?

Kör olası kaynana

Sen gelin olmadın mı?

 

Su koydum su tasına

Havuzun ortasına

Ayşe gelin olmuş

Fatih’in odasına

 

Su koydum su tasına

Denizin ortasına

Benim yarim benziyor

Keklik yumurtasına

 

Su gelir akma ile

Taşları kakma ile

İnsan yare doyar mı?

Uzaktan bakma ile

 

Su akar gül kökünden

İçilmez köpüğünden

Yılan olsam sarılsam

O yarin topuğundan

 

Su gelir ot kökünden

İçilmez köpüğünden

Ben yarimi tanırım

Kınalı topuğundan

 

Su gelir bulanarak

Bahçeyi dolanarak

Buna can mı dayanır?

Yar gelir salınarak

 

Su gelir buğum buğum

Elinde altın güğüm

Buna can mı dayanır?

Ne dün gördüm ne bugün

 

Suya gider allı gelin

Gelin kimin gelinisin

Kız saçından bir tel ver

İnşallah cennet görürsün

 

Aldı kız.

Su değildir senin derdin

Görmek ise yeter gördün

Adam gelir dövülürsün

 

Şu çeşmenin haline bak

Su içecek tası yok

Kırma kimsenin kalbini

Yapacak ustası yok

 

Suya gidiyor suya

Elmayı soya soya

Kaldır şakbanı yarim

Göreyim doya doya

 

Şu dağın yoluna bak

Çiçeğin moruna bak

Darılma deli gönül

Sen işin sonuna bak

 

Şu dağlarda kışlarım

Siyah durur saçların

Çoban diye varmazsan

Çobanlığı boşlarım

 

T***

Tarlacı çapa ister

Çapacı para ister

Kaynanam şöyle dursun

Görümcem sopa ister

 

Tereklikte kavurma

Kız saçını savurma

Ele gittiğin zaman

Ana diye bağırma