ATASÖZLERİ

 Güçlü olmak istersen söz ustası ol
Dil yiğit elindeki kılıç gibidir
İyi konuşan daha merttir iyi döğüşenden
İyilikle adaletle hüküm sürer atalar dilini  iyi konuşan (Mısır Şiiri)

Abdala “kar yağıyor” demişler, “ titremeye hazırım” demiş
Abdal düğünden çocuk oyundan usanmaz.
Abdalın karnı doyunca gözü kapıda kalır.
Abdalın dostluğu köy görünene kadardır.
Abdallık parayla pulla değil
Abdaldan paşa, ağaçtan maşa olmaz.
Abdal abdalı Tekke’ de, Hacı Hacı’ yı Mekke’ de, deli deliyi dakkada bulur.
Abdal tekkede, hacı Mekke’de
Aba vakti yaba, yaba vakti aba
Acıkan doymam, susayan kanmam sanır.
Acele işe şeytan karışır
Acıklı başta akıl olmaz
Açlık sofuluğu bozar.
Aç elini ateşe sokar
Açın kursağına çörek dayanmaz
Aç ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır
Açın üstüne dokuz yorgan da örtsen uyuyamaz
Acı acıyı keser su sancıyı
Adamın yere bakanından, suyun sessiz akanından kork.
Adam eti ağır olur.
Adamakla mal tükenmez.
Adamak kolay, ödemek güçtür
Ağacın kurdu içinde okur.
Ağacı kurt, insanı dert bitirir.
Ağaca çıkan keçinin,  dala bakan oğlağı olur
Ağaran baş, ağlayan göz saklanmaz
Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter
Ağustosta beyni kaynayanın, zemheride kazanı kaynar
Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.
Analı oğlak yarda oynar, anasız oğlak yerde oynar.
Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü
Araba devrilince yol gösteren çok olur.
Akıllı düşünene kadar, deli oğlunu everir.
Ak koyunun kara kuzusu da olur
Alacakla verecek ödenmez.
Allah rast getirirse bir kişinin işini, mermere saplatır dişini.
Allah rast getirmezse bir kişinin işini, yoğurt yerken kırar dişini.
Allah doğrunun yardımcısıdır
Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz
Allah’tan umut kesilmez
Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir Altın leğenin kan kusana ne faydası var.
Altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz.
Altı olur yedi olur, hep Allah’ın dediği olur
Amirin iltifatına, kışın güneşine ve kızın gülüşüne aldanma!
Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış.
Analı oğlak yarda oynar,  anasız oğlak yerde oynar
Ana kıza baht kurar, kız bahtını kocadan arar.
Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz.
Arı söğüdü, akıllı öğüdü sever.
Araba devrilince, yol gösteren çok olur
Aşk canın belasıdır.
Aşk söyletir, dert söyletir
At adımına göre değil, adamına göre yürür.
Ata binersen Allah’ı, attan inersen atı unutma
Ata da soy gerek, ite de
Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz
Ayranım ekşidir diyen olmaz.
Aşure yemeye giden, kaşığını taşır
Aşık alemi kör, dört yanını duvar sanır
Aşk canın belasıdır
Aşk söyletir,dert ağlatır
Ay ışığında ceviz sirkelenmez.

Baba eder, oğul öder
Baba evladının   fenalığını istemez.
Baba oğluna bir bağ bağışlamış; oğul babaya bir salkım üzüm verememiş…
Bal bal demekle ağız tatlanmaz
Başkasının malına güvenen malsız kalır, başkasının yarine güvenen yarsız kalır.
Bir baş soğan, bir kazanı kokutur.
Borçlular ile suçlular itiraz edemez.
Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok
Bayramda borç ödeyene ramazan kısa gelir
Bekarın parasını it yer, yakasını bit
Bez alırsan Musul’da, kız alırsan asilden
Bir yıl sonrasını düşünürsen pirinç ek; on yıl sonrasını düşünürsen ağaç dik; yüz yıl sonrasını düşünürsen insan yetiştir. Japon Atasözü
Borç ödenir , kira ödenmez
Boşboğazı cehenneme atmışlar ‘odun yaş’ diye bağırmış
Buğday ekmeğin yoksa, buğday dilin de miyok?
Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince

Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur
Can çıkmayınca,  huy çıkmaz

Çarşı iti ev beklemez
Çağrıldığın yere git, ar eyleme. Çağrılmadığın yere gidip de   yerini dar eyleme. Çağrılmadığı yere çörekçi ile börekçi gider
Çiğ yiyenin karnı ağrır.
Çobana verme kızı; ya koyun güttürür ya da kuzu.
Çocuk beşiğinde rahat olur.
Çokmasını bilmeyen it sürüye kurt çağırır.
Çocukların yediği helal giydiği haram
Çiftçinin karnını yarmışlar kırk tane ‘gelecek sene’ çıkmış
Çobanın gönlü olursa, tekeden yağ sağar
Çocuk beşiğinde rahat olur
Çocukların yediği helal giydiği haram
Çocuğa iş buyuran, ardı sıra kendi gider
Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin

Dağ başında duman eksik olmaz
Dağ başına kış gelir, insanın başına iş gelir
Davetsiz gelen mindersiz oturur
Davacın kadı olursa Allah yardımcın olsun.
Davetsiz gelen mindersiz oturur
Dağda gez, belde gez ama insafı bırakma.
Deli dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun.
Deli dananın düvesi olur mu?
Deliye hazine değil virane gerektir.
Derede tarla sel için, tepede harman yel için.
Demir nemden, insan gamdan çürür.
Dinsizin hakkından, imansız gelir.
Dilencinin torbası olmaz
Dost ile ye iç, alışveriş etme.
Dokuz abdal bir kilime sığar, iki Sultan bir iklime sığmaz.
Düzen cennetin ilk kuralıdır.
Derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen
Dilenciye borçlu olma: ya düğünde ister ya bayramda
Dost başa bakar, düşman ayağa
Düğün olur iki kişiye, kaygısı düşer deli komşuya

Emmim dayım, hepsinden aldım payım.
Erkek sel ise kadın göldür.
Erken kalkan yol alır, erken evlenen döl alır.
Erim er olsun da yerim çalı dibi olsun.
Er kişi sözünü mahşere kadar tutar.
Ekmek olur dşin olmaz, iştah olur kaşık olmaz
Elçiye zeval olmaz.
Elden gelen öğün olmaz, o da her zaman bulunmaz.
El elin eşeğini türkü söyleyerek ararmış.
Eşeği düğüne çağırmışlar  “ya odun eksik, ya da su” demiş
Ekmeden biçilmez
El için ağlayan gözden olur, yar için övünen dizden olur
Evlenenle ev alana Allah   yardım eder

Fakirin tavuğu tek tek yumurtlar
Fukaranın düşkünü,  beyaz giyer kış günü

Gamsıza   hal anlatmak zor.
Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını sallar.
Garip kuşun yuvasını Allah yapar.
Görmeye doyum olmaz.
Gök gürlemeyince Türk şehadet getirmez
Gelin taht getirmiş, çıkmış kendisi oturmuş
Gençlik uçar kuştur, ihtiyarlık naçar iştir
Gün geçer, kin geçmez

Hacı hacıyı Mekke’de, derviş dervişi tekkede , deli deliyi dakkada bulur
Harman döğen öküzün ağzı bağlanmaz
Hayır dile eşine, hayır gele başına
Her kuş alayıyla uçar.
Her gıcılayan kağnıya binilmez
Hıdırellez yakın, meyve çiçeği sakın.
Huy canın altındadır.
Her yerde cevher varsa da uygun yakut nadir bulunur
Her koyun kurban olmaz, her asker  şehit olmaz.
Hekimden sorma, çekenden sor
Her başın bir derdi var. Değirmencininki de su.
Horoz ölür,  gözü çöplükte kalır

I
İyi sallanır ama yıkılmaz.
İte dalaşacağına, çalıyı dolaş.
İt ulur, birbirini bulur.
İyiliğe iyilik olsa;  koca öküze bıçak olmazdı.
İyi evlat babayı vezir, kötü avrat adamı rezil eder
İki kişi dinden olursa; bir kişi candan olur.
İştah olur kaşık olmaz yemek olur dişin olmaz

Kaynanasız gelin, vadesiz ölüm.
Kanatlanan karıncanın ömrü az olur
Kanı kanla yıkamazlar, kanı su ile yıkarlar.
Karınca eştiği yere, kütük düştüğü yere.
Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.
Kavak yaprağını tepeden dökerse kış çok olur
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
Kork aprilin (nisan) beşinden, öküzü ayırır eşinden
Kötüler asla gülmez, sadece iyileri ağlatır.
Kötünün ayağına diken evde batar.
Kör ile acemi aynıdır
Kötü söyleme eşine, ağu katar aşına
Köpeği , öldürüne sürütürler
Kısmetsiz it, kurbanda aç kalır
Kışın güneşine, kızın da gülüşüne aldanma.
Kimi bulamaz, kimi de bilemez.
Kuma kumanın köprüsünden geçmiş elti eltinin köprüsünden geçmem demiş
Kurt köyünü değiştirir, huyunu değiştirmez.
Kimi bilemez kimi bulamaz
Kimse ayranım ekşi (eğşi) demez
Komşudan kız almak: kalaylı tastan su içmek gibidir
Küsülen dağın odunu kesilmez

Lafla peynir gemisi yürümez.
Lafın harmanı olmaz, derde dermanı olmaz.
Laf torbaya girmez.
Leyleğin ömrü laklak ile geçer
Lokma karın doyurmaz, şefaat artırır.

Malın melezinden, kızın söylemezinden korkacaksın
Mart bacadan baktırır, kazma kürek yaktırır.
Mart yağar nisan övünür, nisan yağar insan övünür.
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Misafir ev sahibinin buzağısıdır  
Malın olsun satılmasın,oğlun olsun çalışmasın.Gün gelir:malın satılır, oğlun çalışır

Ne şeytanı gör,  ne  de salavat getir.

O

Ölmüş koyun kurttan korkmaz.
Ölüsü olan bir gün, delisi olan her gün ağlar.
Öküzün başlısı, tarlanın taşlısı, kızın gardaşlısı makbule şayandır.
Övünme çörtük pekmezini gördük

Paranın yüzü güleç (sıcak) kalbi katıdır.

R

Saban zamanı kavga olursa harmanda gürültü olmaz
Saç tandırlandı hamur kalmadı, yar akıllandı ömür kalmadı.
Saç sefadan, tırnak cefadan uzar.
Saçaklık altından giden daha çok ıslanır.
Sen zort ben zort, bizim öküze (eşeğe) kim vere bir tutam ot.
Soğuk toprağa çocuk belenmez.
Su sesi, para sesi, kız sesi; sefa mı sefa. Araba  gıcırtısı, kocakarı lakırdısı,  odun takırtısı cefa mı cefa.

Şeytan adamı kandırır ama suyunu ılıtmaz.

Tarla çayırda bağ bayırda
Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü (gözü) olmaz.
Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın
Tarlanın taşlısı, kızın saçlısı (gardaşlısı) , öküzün başlısı
Tarlayı düz al, kadını kız al
Taşıma su ile değirmen dönmez.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin
Tavşanı tazı tutar, çalımı avcı satar.
Tavuğun sadakası bir yumurta
Tebdil- i mekanda rahatlık vardır.
Tek kanatla kuş uçmaz.
Tekkeyi bekleyen çorbayı içer
Tembele demişler “Kapını Ört.” O da şöyle cevap vermiş “Yel eser örter.”
Teşbihte hata olmaz.
Teyze   ana yarısıdır.
Tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır.
Tilkiye : “tavuk kebabı yer misin ?” demişler; “adamın gülüceğini getiriyorsunuz” demiş
Tok acın halinden ne anlar?
Tok iken yemek yiyen, mezarını dişiyle kazar.
Tuz ekmek hakkını bilmeyen kör olur.

Ucuz etin yahnisi yavan olur.
Ucuzdur vardır illeti, pahalıdır vardır hikmeti.
Ulular köprü olsa basıp geçme.
Umut garibin ekmeğidir.
Utanma pazar, dostluğu bozar.
Uyuyan yılanın kuyruğuna basılmaz.
Uyku bir kantar, uyudukça artar.
Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur.
Ürümesini bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir.
Üşenenin oğlu- uşağı olmaz.
Üveye etme, özünde bulursun; geline etme, kızında bulursun
Üzümünü ye bağını sorma
Üzüm üzüme baka baka kararır.

Vakit, nakittir.
Vakitsiz öten horozun başını keserler.
Vardığın yer kör ise kırp, topal ise sek.
Var eli titremez.
Varlığa güvenilmez.
Vasiyet ölüm getirmez
Ver elindeki malı, git dolan kapı kapı
Veresiye şarap içen iki kere sarhoş olur.
Verip pişman olmaktansa , vermeyip düşman olmak daha iyidir.
Verirsen veresiye,  batarsın karasuya
Vücut kocar, gönül kocamaz.

Yabancı koyun kenara yatar.
Yağına kıymayan çöreğini yavan yer.
Yağmur yağsın da varsın kerpiççi ağlasın
Yağmurlu günün uykusu, rüzgarlı günün kuytusu.
Ya işten artar, ya dişten
Yalnız kalanı kurt yer.
Yalnızlık Allah’ a mahsustur.
Yalnız öküz çifte koşulmaz.
Yanık yerin otu tez biter.
Yanlış hesap Bağdat’ tan döner.
Yanmış haermanın öşürü alınmaz.
Yara, sıcakken sarılır.
Yaşı at pazarında sorarlar.
Yaşın yanında kuru da yanar.
Yaş kesen baş keser.
Yatsının faziletini güveyden sormalı.
Yatsılık bir töredir, o da adamına göredir.
Yaza çıkardık daayı, beğenmez oldu anayı.
Yazın araması, kışın taraması olmasa herkes besler kömüşü (manda)
Yel kayadan ne koparır.
Yemekten sonra; ya kırk adım atacaksın ya da sırt üstü yatacaksın.
Yerin kulağı var.
Yetimin şansı olsa, bayramda (Kurban) karnı ağrımaz.
Yırtıcı kuşun ömrü az olur.
Yiğit arkasından vurulmaz.
Yiğit bin yaşar,  fırsat bir düşer.
Yola yoğurt dökmüş var mı?
Yoldan giden yorulmaz.
Yol yürümekle, borç ödemekle tükenir.
Yoldan kal, yoldaştan kalma
Yuvayı yapan dişi kuştur.
Yüksek dağın başı dumanlı olur.
Yüz güzelliği hamamdan eve, huy güzelliği Urum’ dan Şam’ a
Yüzü güzele kırk günde doyulur, huyu güzele kırk yılda doyulmaz.
Yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur.
Yüz yüzden utanır.

Zahmetsiz rahmet olmaz.
Zararın neresinden dönersen kardır.

Zenginlikten fakirliğe mal sakla, gençlikten ihtiyarlığa can sakla.